TÜKETME HASTALIĞI

Yıllardır hep söylenirdi tüketim çılgınlığı sardı bizi diye fakat artık Dünya ciddi anlamda alarm veriyor. İnsanoğlu hep daha fazlasını, hep daha iyisini istedikçe sürekli bir tüketim içerisine giriyor. Bir tişört alırsın, iki ay sonra daha iyisi çıkar onu da alırsın. Yeni saat, yeni ayakkabı, yeni kot pantolon, crop top tişört, yandan büzgülü tişört, bot, çizme, kırmızı telefon kabı, mavi telefon kabı, simli telefon kabı... Hep hep hep daha iyisi var ve biz hep açız. Artık dolaplarımızda yer kalmadı ama yine de son iki senedir giymediğimiz bir parça bile belki bir gün kombinlerim düşüncesi ile dolapta duruyor. 

Dünyanın kaynakları sınırsız mı sizce? Su kirlilikleri, toprak kirlilikleri, kuraklık, küresel ısınma bunların hepsini biz yaptık bu Dünya'ya. Nasıl da hiç acımadık ama. Şimdi reklamlarda gıda kurtarma aktiviteleri, suyu fazla akıtmamanın önemi vs hep dönüyor ama yeteri kadar ciddiye alıyor musunuz? En basitinden uydudan çekilen Dünya görüntülerine bile baksanız bu yaşadığımız cenneti nasıl cehenneme çevirdiğimizi görürsünüz. "Doğa Ana" dedik diye mi yaptıklarımız karşılıksız kalır da bizden öcünü almaz sandık? Gözünüzü açıp etrafa bakın, artık ne kadar ağaç, ne kadar temiz su görüyorsunuz etrafınızda bir bakın ne olur. 

Lütfen bilinçlenelim ve artık son saniyelere dayanmış olan alarmları kapatalım. Dünyaya iyi bakalım. Üretelim, çalışalım.

Doğa Ana'ya bize verdikleri için teşekkür edelim ve verdiklerine saygı ve sevgi ile davranalım...

Yorumlar

Popüler Yayınlar